Blogumun adı sadenin saadetiyken sadelik hakkında yazmak boynuma borç oldu.Sade her zaman en gerçekti,şatafat bittiğinde geriye kalan sessizlikti bazen,bazense havai fişek gösterisinin ardından bakakaldığımız,hissettiğimiz duru gökyüzü.Kimi zaman beyazdı,kimi zaman zifiri siyah...
Sade olmak iyiydi her zaman,sade kıyafet,sade insan,sade vatandaş...
Sadeliğe değinmişken Albert Camus'un şu sözünü de paylaşmam lazım
'Hiçbir şey büyüklük kadar sade değildir,çünkü sade olmak biraz da büyük olmaktır.'
ilk girdine de ben yorum yapayım bari :) kamü demişsin benim canımı yemişsin yine :D sadeliğin içinden basitlik de geçer bak ve basitlik de büyüklüktür zira etrafta onlarca karmaşık, melankolik kopyann kopyası birey var. :)
YanıtlaSilgirdime yorum geldiği için çok mesudum şu an:D öncelikle teşekkür edesim geldi,teşekkürler..
YanıtlaSilve de bir zamanlar sadelik içinde herkes mutluyken farklılık adına cafcaflı şeylere mahkum bir toplum olduk ve sadelik bugün özlenen konumunda,sadeliğe ne kadar da açız:)
Allah hayırlı etsin Rabbim utandırmasın. Yazılarının takipçisi olacağım beğendim uslubunu hacı:)
YanıtlaSilben mi kimim? ben senin hiçbirşeyinim:) tanırsın yani:P
eyvallah
hiç bir şeyimsen kesin tanıyorumdur,ama şunu da söyliyim ben bile kendimi takip etmeye üşeniyorum,Allah yardımcın olsun:D
YanıtlaSil