'Yine sabahın o erken saatinde kalktım,yataktan kalkarken küçük çaplı bi titreme geçirmek hayatıma yerleşmişti artık,yine evi buz tutmuştu,hasta annemin üstünü örttükten sonra özensizce üstümü giydim,giyerken her hareketim isyan kokardı ama söylenmeye hakkım yoktu.Bahçedeki çuval geçirilmiş el arabamıza baktım,bizim de ekmek teknemiz buydu,lanet olası ekmek teknemiz,her sabah el arabamı alır,planladığımız bölgelerin çöplerini karıştırırdım.Ve üstüme yerleşen umursamazlıkla el arabamı iyice kavradım,sokakta kimse yoktu,dünyada yapayalnızdım sanki,ama ne yalan söylüyim ortada kimsenin olmaması benim için çok daha rahatlatıcıydı,bi an olsun özgüvene sahip olmak sadece böyle zamanlarda mümkün oluyordu ve çürükçül hayatımın yeni gününe nihayet başladım,ilk çöp konteynerime yaklaştım,kapağı kaldırdım ve kağıtları savruk hareketlerle çuvalıma yerleştirdim,sessizlik miydi soğuk muydu bilmiyorum adeta beynimi durdururdum belki de çalışmasının bana acı vermesidir asıl sebep,bilirdim ki düşünmeye her başladığımda ucu kadere çıkardı,kader neydi?Bizim kaderimiz neden böyleydi,bu ailede doğmayı ben seçmemiştim,bu hayatı ben seçmemiştim,çok güzel yerlere gelebilirdim belki de gelmezdim ama ihtimali bile acı verirdi,kağıtları yerleştirdikten sonra arabamı sürmeye devam ettim , diğer sokağın başında servis bekleyen çocuklarla göz göze gelmemeye çalıştım,göz göze geldiğimde kendimi tutamamaktan korkuyordum,yaptığımız ayıp değildi,ekmeğimizi çöpten çıkarıyorduk, ama biliyordum ki ekmeğini çöpten çıkarıyorsan karakterinde atık muamelesi görürdü,kendimi topladığım şu çöplerle eşdeğer görüyordum,daha doğrusu bizi böyle gördüklerini düşünürdüm,toplumdan uzaklaşması gereken,tiksinç varlıklar...Ve kendi bölgemi bitirip evime döndüm,yine kimseyle göz göze gelmeden,konuşmadan,işimi yapıyordum işte sadece işimi ,benim için verilmiş bu rolü oynuyordum,ıslak çöp çuvalına vurulan darbelere çuvalın kayıtsızlığı gibi hayatımda gelip geçen her şeye kayıtsızdım,eve geldiğimde annemin gözlerindeki çaresizlik her şeyi açıklamaya yetiyordu döndüm ve şöyle dedim:'Kahvaltı hazır mı?'
Sabah servis beklerken gördüğüm bu insanların hayatı üzerine düşünmek istedim,biraz daha uzatsam hayat üzerine düşünmeye başlayacaktım,bu paragraf ders çıkarma amaçlı yazılmamıştır,sadece empati yaptım ve beynimdeki olay örgüsü budur,onları gördüğümüzde en azından gülümseyebiliriz he?Gülümsemen senin için bir şey ifade etmese de onların daha insan hissetmelerine sebep olabilir,insanlığın bize verdiği görevleri üstlenmemiz dileğiyle...